Informal Project olarak, Türkiye mimarlık tarihine yön vermiş iki önemli ismin—Levent Aksüt ve Yaşar Marulyalı’nın—ortak mesleki mirasını belgeleyen bu kapsamlı kitabın grafik tasarımını üstlendik.
Pelin Derviş Yayın Projesi tarafından USKON iş birliğiyle yayımlanan kitap, 1955’te kurulan UMO Mimarlık’tan başlayarak, uzay kafes sistemleri üzerine çalışan USKON (1979) ve çelik yapı sistemleri geliştiren Çelik Yapı (2000) gibi girişimlerin izini sürüyor. Aksüt ve Marulyalı’nın mimarlık pratiği; sanayileşen Türkiye’nin yapı teknolojileriyle eş zamanlı gelişen, estetik ve işlevsellikten ödün vermeyen bir üretim anlayışını yansıtıyor.
Kitabın tasarımı; mimarların net, ilkesel ve zamanla yarışmayan yaklaşımını yansıtan bir görsel sistem üzerine kuruldu. Tipografi, yerleşim ve sayfa ritmi; belgelerin ağırlığını ve anlatıların sürekliliğini vurgulayan dengeli bir yapı sağladı. Anlatı bölümleriyle katalog kısmı arasında net bir ayrım kurularak hem tarihsel hem de referans niteliğinde okunabilirlik sağlandı.
Kitap, yalnızca iki mimarın hayat hikâyesini değil, aynı zamanda genç Cumhuriyet’in mimarlık kültürünün nasıl kurulduğunu, yapı teknolojilerinin dönüşümünü ve meslek etiğinin nasıl sürdürüldüğünü de ortaya koyuyor.
UMO Architecture / Book Design
As Informal Project, we designed the visual identity and layout of this comprehensive monograph that chronicles the long-standing architectural partnership of Levent Aksüt and Yaşar Marulyalı—two pivotal figures in the history of Turkish architecture.
Published by Pelin Derviş Publication Project in collaboration with USKON, the book traces the legacy of UMO Mimarlık (established in 1955), and its evolution through the founding of USKON in 1979 and Çelik Yapı in 2000. Their practice exemplifies an architectural ethos rooted in structural innovation, material efficiency, and enduring design principles aligned with Turkey’s industrialization journey.
The design of the book reflects the architects’ clarity and timeless approach. The typographic hierarchy, spatial rhythm, and page composition were developed to echo the archival richness of the material while ensuring a fluid, legible narrative. A clear distinction between the biographical content and the catalogue section creates both a historical overview and a usable reference source.
Beyond being a record of two architects’ careers, the book also explores how architectural education, professional ethics, and building technologies evolved in post-Republic Turkey—making it a valuable resource for future generations of architects.










